09 Şubat 2010

10 Şubat 2010 Arsenal - Liverpool Maçı

Başarısız bir periyodun son maçı, sezonun geri kalan bölümünde sıkıntı çekmek istemiyorsak en azından 3.lüğü garantilemek için mutlak suretle kazanmamız gereken bir maç.

Arsenal ile bu yıl ki Liverpool arasındaki kalite farkı hem takım olarak hem de bireysel olarak ortada.

Baktığınız zaman 3 maçtan 1 puan aldık ama, Aston Villa ve Chelsea maçlarında iyi oynadığımızı düşünüyorum. Manchester United maçında berbat olduğumuzu kabul ediyoruz zaten.

Liverpool maçında oyunun büyük bir bölümünü domine ederiz orası kesin gibi, amatör hatalar yapmazsak, kaybedebileceğimize imkan vermiyorum, bence herşeye rağmen iyi bir takımız, Bendtner ve Diaby'de 90 dakika çıkaracak seviyeye geleceklerdir. Kadro tahmini;

Almunia

Sagna-Gallas-Vermaelen-Clichy

Song

Fabregas-Diaby

Rosicky-Bendtner-Arshavin

Bence böyle bir kadro ile kazanabileceğimiz bir maç, kaybedersek bizi büyük sıkıntılar bekliyor olacaktır.

Maç yarın 21:45'te herkese iyi seyirler.

08 Şubat 2010

Chamakh Bitti Bitiyor


Yılan hikayesine dönen transferde son aşamaya gelindi. Chamakh seneye Premier League'yi seçerse Arsenal'e geleceğini söyledi ve bu transferin önümüzdeki günlerde kesinleşeceği söyleniyor. Arsene Wenger'de Chamakh'ı takımında görmek istediğini ısrarla söylüyor. Fransız ve İngiliz basınına göre Chamakh seneye kesin olarak Arsenal'de.

Bende Chamakh'ın seneye Arsenal'e geleceğini ve Eduardo'nun satılacağını düşünüyorum. Eğer gelirse bedavaya çok iyi bir transfer yapmış olacağız.

Cesc Fabregas



Bundan Sonra Ne Olacak?

Eğer Liverpool maçını kaybedersek bu sene büyük bir sürprizle karşı karşıya kalabiliriz, ama forvetinde N gog olan bir takıma Emirates'te en azından kaybetmeyeceğimizi düşünüyorum.

Liverpool maçını aldığımız taktirde, fikstür Sunderland, Stoke(d), Burnley, Hull City(d), West Ham vs diye devam ediyor, ve yüzde 100'e yakın bir oranda sezonun geri kalanında sıkıntı çekmeyiz. Bu nedenle Liverpool maçını kazanmak çok önemli.

Şu fikstürü görünce, geride kalan 3 maçta nasıl intihar ettiğimizi gösteriyor ama geçmişle yaşanmıyor önümüze bakmak lazım, elimizde bir şampiyonlar ligi mücadelesi bir de sezonu 3.bitirmeyi garantilemek için bir maç var, bari bunlarda hata yapmayalım.

Önümüzdeki sezonun planlaması hakkında da daha sonra çok söz söyleriz ancak, tecrübe ve kalitenin birleştiği bir iki eklemenin yapılması şart, şampiyonluğu elde edebilmek için. Belki Eduardo'yu satıp, oradan gelen parayla bir ekleme yapabiliriz, ilerleyen zamanda bu konular konuşulur.

Takım savunmasını geliştirmek için, çalışmalar yapmalıyız bana kalırsa. 3'ü Fransız Milli Takımında oynayan, diğeri Belçika Milli Takımının kaptanı olan bir defans 4'lüsü ile oynuyoruz, ama bunca bireysel hatalar, amatör savunma yanlışlıklarına bir çözüm sağlanması gerekiyor, taktiksel anlamda.

Wenger dün Chelsea'nin defansını överken şu cümleyi kullandı: "They don't make silly mistakes." bu aslında kendi takımına bir göndermeydi ayrıca doğru bir önermeydi. Özellikle büyük maçlarda ve iç sahada Chelsea müthiş bir savunma konsantrasyonuyla oynuyor, bence bu müthiş savunması ile bu sene ligin ve şampiyonlar liginin de en büyük adayı Chelsea'dir.

Onun dışında 32 yaşına gelen Lampard ve Drogba, 34'lük Ballack, 31'lik Carvalho ve Anelka ile bu takımın önümüzdeki yıllarda düşüşe gireceği kesindir, ama şu an maksimum seviyedeler, kalite, taktik ve tecrübe açısından.

Yediğimiz ilk golü tekrar tekrar izleyin, Clichy önce görev yeri olan arkadirekte duruyor, sonra kendi kendine bir boşluk görüp, yerini boşaltıyor ve o boşlukta da Drogba golü yapıyor.

İkinci golde ise Lampard bomboş 40 metre dripling yapıyor, ardından Drogba'ya veriyor, bana çalım atmazsan üzülürüm diye gelen Clichy'e çalımı atan Drogba ikinci golünü atıyor.

Chelsea deplasmanında yenilmek çok saçma değil gayet olası birşey, ancak oyun olarak hakim olduğumuz bir maçta, böylesine amatör goller yemek, buna Manchester maçı, ilk Chelsea maçı falan da dahildir, böyle bir kaliteli takıma hiç yakışmıyor.

Bu jenerasyonun her zaman arkasındayım, kaliteleri ortada eksik olan şeyleri de Wenger'in tamamlaması ümidiyle.

Gael Clichy

Aslında Clichy'nin geçtiğimiz yıllardaki oyunun tanımı kısaca şu idi: " Ronaldoyu durduran tek adam".

Cidden nasıl Drogba Manchester'a gol atamıyorsa, Clichy'de Ronaldo'yu prangalardı, takımın geçen sezona kadar en istikrarlı oyuncularından da biriydi.

07.08 sezonu Clichy'nin en iyi sezonudur belki de Arsenal'deki. Ancak;

2.2'lik Birmingham maçı yaklaşık üzerinden 2 sene geçmiş olmasına rağmen Clichy'nin etkisinden çıkamadığı bir maç olmuştur, artık bu açık ortada. Bu denli bireysel hatalar, şu anda saysam 10 maç çıkartabilirim, bu denli büyük bireysel hataların, bu kadar kaliteli bir oyuncuda olması sadece mental sebeplerle açıklanabilir bence.

Oyun stili olarak, oyuna oldukça hakim ve hızlı bir bek olmasına rağmen, o maçtan sonra Gallas'la kavgası ve özgüven problemlerini yenemedi. İlk başta Toure gitti, problem yine çözülmedi şimdi sıra kimde acaba? Hala sözleşme imzalamayan Gallas'mı yoksa Clichy'mi?

Ne lanetmiş bu arkadaş?

07 Şubat 2010

Sorun Nerede?

Şampiyonluğa oynayan rakiplerimize karşı oynadığımız 4 maçıda kaybettik, doğal olarak şampiyonluk yarışında havlu attık ama;

Yeni yapılanma ile ilgili son 3 sezon içerisindeki, en garip durumlardan biriyle karşı karşıyayız, olayı basite indirgeyip ufak bir inceleme yapalım.

Öncelikle rakibimiz Chelsea'yi ele alalım.

Şu ana kadar şampiyonluk yolundaki rakipleriyle oynadıkları tüm maçları kazandılar. Müthiş özgüvenli bir takım + Drogba.

BBC muhabiri iki takım arasında tek fark Drogba'mıydı diye bir soru sordu Wenger'e. Wenger ilk golü yemeseydik falan diye lafı geveledi ama, bu o kadar bariz belli ki, bunu 0-3 yaş dışındaki bütün yaş grupları söyleyebilir herhalde.

Manchester ile Arsenal arasındaki farkta aynı şekilde Rooney'dir.

Van Persie - Rooney - Drogba

Evet bu birşeyler anlatıyor hepimize. Bu sezonun hüsranındaki tek ve en büyük suçlu çok açık ve bariz bir biçimde gerekli olan forvet transferini yapmayan Wenger'dir.

Fikstür dezavantajı vs gibi şeyler de söylenebilir ama, en büyük sorun budur. Bugün Drogba'yı Chelsea'den, Rooney'i Manchesterdan çıkaralım, maç yapalım sonucu çok rahat görebiliriz.

Artık bu noktadan sonra ileri uçta Bendtner ile şampiyonlar liginde ilerlemeye çalışacağız, elimizde kalan tek şey o.

Ancak ondan da önemlisi Emirates'te Liverpool'a kaybetmemek durumundayız, eğer kaybettiğimiz takdirde, bu sene oldukça kulaklarını çınlattığımız Liverpool'un 1 puan gerisine düşüp, 3.lüğü tehlikeye atma ihtimalimiz olabilir.

Seneye bu seneki hatalarımızdan ders alınıp, büyük ölçüde Chamakh ile anlaşılacaktır, umarım gelecek sezon daha iyi bir yıl olur bizim için.

07 Şubat 2010 Chelsea 2-0 Arsenal (Premier League)


Son umudumuz bu maçtı ancak kaybettik. Bu maçla beraber büyük ölçüde şampiyonluk şansımızı kaybedip 2.liği zora soktuk.

Maça gelirsek şu kadroyla çıktık ;

Almunia
Sagna-Gallas-Vermaelen-Clichy
Song-Diaby
Fabregas
Walcott-Arshavin-Nasri

Diaby sürpriz bir biçimde ilk 11'de başladı ve bu hepimizi sevindirdi çünkü Chelsea ortasahası çok kuvvetli isimlerden oluşuyodu ancak Bendtner'in yedek kalması çok kötü oldu çünkü Arshavin'in Terry Carvalho arasında kaybolacağını hepimiz biliyorduk. Sanırım Wenger gene kontra atak stilini benimsedi ancak çok erken bi gol yedik. Maçın 7.dakikasında kornerden gelen topta Terry kafayı vurdu arka direkte bomboş kalan Drogba golü attı. Golde Terry'i kaçıran Diaby ve Drogba'yı bomboş bırakan Song'un hatası vardı. Yediğimiz golden sonra topa sahip olmaya çalışan ve mücadeleyi bırakmayan bir Arsenal vardı. Bi kaç net pozisyonu harcadıktan sonra gene mağlup durumdayken geriyi açma hastalığımız sürdü. Ortasahadan topu alan Drogba ceza alanına yönelirken Clichy ve Vermaelen Drogba'nın sağını tutuyim derken solunu boş bıraktılar ve sert vuruşla top ağlara gitti. Golde Clichy'nin arkasındaki Vermaelen göbeği boşaltarak büyük hata yaptı. Almunia'nın hatası var mı sözü size bırakıyorum. 2-0'dan sonra yine oyuna hakim olmaya çalıştık ancak Chelsea iyice kapandı ve boş alan bırakmamaya başladı. İlerde tutamadığımız toplar kontra atak olarak bize geri döndü ve ilk yarı sona erdi.

İkinci yarıda Wenger değişikliğe gitmedi ve aynı taktik ve aynı kadroyla devam ettik. 64'de Walcott-Bendtner değişikliğine kadar Nasri'yle kaçan bir pozisyonumuz vardı. Bendtner girdikten sonra Chelsea iyice kendi sahasına hapsoldu ve ilk yarıdaki kontralarını gerçekleştiremedi. Baskıyı iyice arttırdık 64'de Fabregas'ın frikiğinde Cech çok iyi kurtardı. Ceza alanı çevresinde top döndürüyorduk ancak bir türlü pozisyona giremedik. 74'de Sagna çıkıp Eboue girerken Diaby çıkıp Rosicky girdi. Yine topa sahiptik ancak pozisyon üretemedik ve maç 2-0 mağlubiyetle sonuçlandı.

Şampiyonluğa oynayan takımlarla oynadığımız son 3 maçta 8 gol yiyip 1 gol atabildik. Bu gerçekten çok kötü bir istatistik. Arshavin'in forvet başlaması yine hayalcilikti. Walcott, Diaby, Sagna adeta döküldü. Wenger'in bi hatasıda değişiklerde geç kalmasıydı. Değişiklikler doğru ama çok geçti. İlk yarıda 2-0 mağlupsan ikinci yarı başında değişikliklere gitmek zorundasın. Manchester maçına oranla daha istekliydik ancak fizik gücü yetersizliğimiz yine baş gösterdi. Almunia, Vermaelen, Sagna, Walcott zorlu maçlarda dökülen isimlerden. Diaby'de bence Arsenal'de oynayacak kapasitede değil. Bugün Chelsea ortasahasını görünce Diaby'den utandım. Takımdan sadece Nasri'yi beğendim. Artık 2.liği kovalamamız gereken bir lig oldu geçmiş olsun..

06 Şubat 2010

Chelsea 0-0 Arsenal (Premier Akademi Ligi)

Arsenal U18 takımı ligde üst üste 6 maçtır kazanarak geldiği Chelsea deplasmınından 0-0'lık beraberlikle ayrıldı.

McDermott
Byles-Boateng-Miquel-Evina
Yennaris
Aneke-Özyakup-Henderson
Afobe-Freeman

İki takımda maça durgun başladı. Arsenal'in Benik Afobe ile bir kafa vuruşundan yararlanamadığı pozisyon vardı sadece.

Chelsea takımı Gökhan Töre ve Josh McEachran ile pozisyonlar bulurken, diğer kalede Oğuzhan Özyakup'un şutu çizgiden çıkarıldı. Conor Henderson'ın şutu ile de Chelsea kalecisi Walker zor anlar yaşadı.

İkinci yarıda ise Henderson'un attığı uzun topta Freeman topu kontrol etmesine rağmen etkili bir şut çıkaramadı ve kaleci Walker topu yakaladı. Arsenal'in bu baskısı sırasında ise Chelsea duran toplarda Mills Pappoe'nun kafa vuruşlarıyla gol pozisyonları buldu.

Maç sonlarında Freeman iki pozisyon daha yakaladı. Fakat iki pozisyonda da kaleci Walker kurtarışları golü önledi. Chelsea'nin son pozisyonu ise Gökhan Töre'nin şutunda kaleci McDermott'un kurtarışından sonra top direğe çarptı.

Bu beraberlik Arsenal'in gruptaki durumunu değiştirecek bir sonuç değil. Zaten ligde 2 maç fazlasıyla 11 puan farkla lider durumda.

07 Şubat 2010 Chelsea - Arsenal Maçı (Premier League)

Dananın kuyruğu bu maçta kopacak. Bu sezonun en kritik maçı, bize şans veren var mı bilmiyorum, ama taraftar olarak bu takımın arkasında durmak şart.

Öncelikle Chelsea'den başlayalım, 6 puan önümüzdeler, şu anda belkide dünyanın en komple takımlarından biri, belalımız Drogba oynayacak. Essien yok bu bir avantaj. Bosingwa zaten çok uzun süredir sakat.

Ancelotti, bizim için iyi takım, ortasahalarını baskı altında tutmamız lazım demiş.

Tabi bu konuda Diaby ile ilgili bi sıkıntımız var, ortasahamızın en fizikli en kaliteli oyuncularından biri. Bugün bir teste tabi tutulacakmış, en azından yedeklerde olabilir demiş Wenger, büyük ihtimalle gene Denilson'a kaldık, çok ekstra birşey olmaz ise.

Bu maçları kazanmak, bir çok faktörün bi araya gelmesiyle oluşabiliyor, ama en çokta bir kahraman oyuncunun, ortaya çıkması bu tarz maçlarda avantaj sağlıyor. Yine Arshavin'den bu maç beklentilerimiz büyük, kalitesini umarım gösterecektir. Aynı şekilde Fabregas'ında büyük maçlardaki silik oyununu tekrarlamamasını diliyoruz.

Kadro tahmini;

Almunia

Sagna-Gallas-Vermaelen-Clichy

Song

Fabregas-Denilson

Rosicky-Arshavin-Nasri

Bendtner'de maça başlayacak kadar fit değilmiş, bu da komik, ve iyice şansımızı azaltan bir veri. 1 hafta önce son 20 dakika Manchester'ı kendi cezasahasının içine tıkan adam, nasıl oluyor da 1 hafta da tam olarak hazır hale gelmiyor, anlamak mümkün değil.

Wenger'in maçla ilgili açıklamalarında genel olarak büyük bir umutsuzluk sezdim, Chelsea maçını kaybetmiş olarak görüyor sanki, fark 9 olsa da birşey olmaz demek ne demektir? Chelsea korkutucu bir rakip kendi evinde, ama biz de Arsenaliz, bu kadar tırsmanın mantığını çözemedim. Kazanırız, kaybederiz, her zaman iddiamızı korumak zorundayız, büyük takım olma gerekliliği budur, bundan geçer. Chelsea'nin maçı kazanması çok olası bir olay ancak kendimizi bu kadar yermemiz özellikle bunu Wenger'in yapması pek hayra alamet bir olay değil.

İleride çok yetenekli, ama fizik açıdan çok zayıf oyuncular var, Arsha dışında. Garip eşleşmeler olacak, Nasri-İvanovic, Rosicky-Cole. Bence bizi dağıtırlarsa sol taraftan dağıtırlar bu sefer, ben Wenger'den oraya bir Eboue hamlesi bekliyorum, Rosicky'nin yerine.

Chelsea'nin ortasahasında Essien'in olmaması, bize biraz daha çok top yapma imkanı verebilir, ama tabiki önemli olan ileride neler yapabileceğimiz, çok çok ekstra şeyler gerekiyor. İleride 3 tane aynı tip adamla oynayacağız, eğer bu oyunumuzu kilitlerse, ilk maçta olduğu gibi, yine 3 yeriz. Eğer çok çok kalitelerini ortaya koyarsa bu 3'lü tam tersi de olabilir.

Takıma güvenim sonsuz ama Diaby ve Bendtner'in başlayamıcak durumda olmaları, oldukça rahatsızlık verici. Umarım kazanırız diyorum, kazanamazsakta beraberlikte ilerisi için iyi olabilir. Herkese iyi seyirler maç Pazar günü saat 18:00'de.

04 Şubat 2010

Sakatlıklarda Son Durum

Chelsea maçında, kısa vadeli sakatlarımızdan Eduardo yok.

Diaby'nin oynama ihtimali mevcutmuş, ama kesin değil. Umarım oynar.

Campbell'da kadroya geri dönüyor.

Uzun süreli sakatlarımızdan stoper oyuncumuz Djourou'nun dönmesine daha 2 ay varmış. Sezon başından beri sakat, herhalde sezonu kapadı.

Van Persie'nin Nisan ayında dönmesi bekleniyormuş.

Arsenal Vodcast - 4 Şubat 2010

Bu Vodcast'te Bacary Sagna'nın Arsenal'in şampiyonluk yarışındaki durumu ile ilgili görüşleri, Craig Eastmond'ın kariyerindeki gelişimde ailesinin yardımları hakkında düşünceleri ve Emirates Stadı'nda düzenlenen Business Case Studies kursundan görüntüler yer alıyor.

Vodcast'i buradan izleyebilirsiniz.

03 Şubat 2010

Bundan Sonra Ne Olacak

Dün Chelsea'nin Hull City'e puan kaybetmesiyle, bir umut ışığı doğdu.

Chelsea'yi yenerek bu ışığı parlatabiliriz. Deplasmanda yenmek imkansız dahi olsa da, yenecek gücümüz var, maksimumu oynayıp yenmeliyiz. Tek çare bu.

Chelsea-Arsenal Preview'una kadar, bu post üzerinden tartışalım, ne yapmalı da, Chelsea'yi yenmeli?

Kadro tahminleriniz neler?

02 Şubat 2010

Savic'in Transferinde Sona Gelindi


Arsene Wenger'in keşfettiği genç yetenek Karadağ'lı savunmacı Stefan Savic'in transferinde sona gelindi.

Savic 10 günlük deneme sürecini tamamlamıştı ve söylentilere göre Wenger bu oyuncuyu alma konusunda çok istekliymiş. Şimdi kulüp BSK Borca kulübüyle masaya oturup yaz dönemi için transferi bitirmek istiyormuş.

Savic 2009 yılında Karadağ'da yılın genç futbolcusu seçilmişti. 1.88 boyu var ve ligde bu sezon 10 golü var. Arsenal haricinde Tottenham ve Birmingham City'de deneme teklifinde bulunmuştu ancak onla ilk biz ilgilendiğimiz için bizi tercih etmiş.

Perşembe günü ön sözleşme imzalanması bekleniyor. Savic imzalar atıldıktan sonra kulübüne geri dönerek Mayıs ayına kadar BSK Borca kulübünde kalacak.

Nostalji #15

David Rocastle
(1982-1992)

260 Starts 34 Goals

video

Önceki Nostaljiler

TheoTheo Edit:

Namı değer Rocky ile ilgili bir kaç söz etmek isterim.

Meşhur 89 şampiyonluğunda, takımda büyük emeği olan, o jenerasyonun en yetenekli oyuncularından biriydi.

2001 yılında kanser yüzünden vefat ettikten sonra, 2006'da Arsenal tarafından yapılan tesislerin ismine, "The David Rocastle Indoor Centre" adı verildi.

Arsenal ruhu seni ve yaptıklarını hiç bir zaman unutmayacak, ve sonsuza kadar yaşayacaksın. Teşekkürler Rocky.

01 Şubat 2010

Durum Değerlendirmesi ve Fikstür Durumu

Bir gece yattık kalktık, biraz daha sakin düşünme imkanımız oldu. Bakalım elimizde ne var.

Maç eksiğiyle 5 puan önümüzde olan Chelsea ve 4 puan önümüzde olan Manchester United.

Manchester olan 4 puanlık fark çok değil, ama üzücü olan tarafı, bu yıl onlarla oynadığımız iki maçı da kaybetmemiz. Çok abartılacak birşey değil ancak, hem Chelsea'den hem de Arsenal'den içeride 3 gol yemek, bazı hataları ortaya koyuyor.

Baktığınız zaman takım iyi sakatlar dönmüş, son 10 maçta kaybetmemişsin, kaybettiğin son maç 3.0'lık Chelsea maçı. Yahu insan ne yapar eder, bu maçı alır veya kendine aynı tarifeyi uygulatmaz.

Maçtan sonra Wenger'in açıklamaları da, neden kaybedildiğinin çözümünü bulamadığını gösteriyor, oldukça kritik bir noktadayız, takım Ribery, Messi, Ronaldo, Rooney, Torres gibi bir ismi olmadığından mı bu maçları kaybediyor, yoksa mental bir problem veya şanssızlık mı?

Eğer bu soruya çözüm bulamazsak, bu bulduğumuz yarattığımız jenerasyon, kupasız bir şekilde eriyip gidebilir. Ancak eğer bir Ribery ile sorun çözülecekse, evet Ribery gelsin, evet Dzeko gelsin. Maddi olarak en fazla Adebayor + Toure ile kafa kafaya gelir işte. Sorunu doğru tespit etmek zorundayız.

Eğer şunu diyorsak, bugün Van Persie+Diaby olsaydı bu maçı alırdık. O zaman kadromuz iyi ama yeterli değil, daha derin olmalı diyeceğiz veya Robin'in bu kadar sakatlanması şanssızlık bu sezon bizim için bundan dolayı sona erdi diyeceğiz. Bunlara bir karar vermek durumundayız.

Tamam bu kadro Top 3'de. Bunu herkes kabul ediyor, boş bir kadro değil, ama şampiyonluğa oynayacak bir kadro için, daha geniş kadro ve daha büyük yıldız şart mı? En önemlisi bu kadrodaki yetersiz oyuncular eğer varsa kimler?

Bütün forumlarda birleşilen 2 isim var.

1) Almunia
2) Denilson

Ortak bir görüş olarak bu 2 oyuncunun ilk 11'de banko olması, bir takımın şampiyonluğa oynamasında en büyük engel olacağı yönünde. Bana göre de oldukça yetersiz ve özgüvensiz performanslar sergiliyorlar. Ancak yenilgiyi oyuncuya yıkmak kolaydır. Manchester maçında takım olarak rezalet oynamamızın sebebini oldukça merak ediyorum.

Gelelim fikstüre;

Önümüzde Chelsea deplasmanı var şu performanstan sonra oraya gidip kazanmak, piyangodan büyük ikramiye çıkması kadar zor bir ihtimal, ama kazanamasak bile yenilmemek durumundayız, eğer yenilmeyip bir seri yakalarsak, bir şekilde yakınlaşabiliriz, bazı umut ışıkları doğabilir. Ancak şu anda ve ilerisi için şampiyonluk yarışından tamamen kopmuş durumdayız.

Herşeye rağmen, Arsenal ruhunu sonuna kadar taşımak zorundayız, iyi ve kötü günde bu takımdaki ruhu isteği ve kaliteyi biliyoruz. Bu yıl olmasa da o çok özlediğimiz şampiyonluğu önümüzdeki senelerde bekliyoruz.